"Ben bir insanoğlu sen bir dut dalı. Ben babamı sen ustanı unutma"

"Ben bir insanoğlu sen bir dut dalı. Ben babamı sen ustanı unutma"

Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük ozanlardan, Aşık geleneğini öncü isimlerinden olan Aşık Veysel, 124. yaş gününde kendi sözleri ve şiirleriyle anılıyor.

Aşık Veysel Şatıroğlu, 25 Ekim 1884'te Sivas'da doğdu.

Ailesinin kendisinden önce doğan iki kızını kaybetmesine neden olan çiçek hastalığı, Aşık Veysel'i de vurdu ve henüz yedi yaşında sol gözünü kaybetti.

Sol gözünün ardından, geçirdiği bir kaza sonucu sağ gözünü de kaybeden Veysel, babasının hediye ettiği bir bağlama sayesinde, genç yaşlarında müzikle tanıştı.

Babasının arkadaşı Aşık Ala tarafından eğitilen Aşık Veysel, bu eğitim esnasında Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan, Dertli gibi büyük halk ozanlarının eserlerini öğrendi.

Veysel Şatıroğlu, I. Dünya Savaşı başladıktan sonra etrafındaki herkesin cepheye gitmesiyle iyice yalnız kaldı. Bu dönemde dertleştiği tek dostu bağlamasıydı. Kendini iyice müziğe veren Aşık Veysel, savaş sona erdikten sonra Esma adlı bir kızla evlendirildi. Bu evlilikten iki çocuğu oldu. Oğlunu eşi yanındayken, kızını da eşi onu terk ettikten sonra kaybetti.

Halk edebiyatının hak ettiği değere gelmesi ve halk eserlerinin kaybolmaması için uğraşan Ahmet Kutsi Tacer, Aşık Veysel'in eserlerini kaleme alan ilk kişidir.

Tacer tarafından aldığı davetiye ile Köy Enstütüleri'nde saz hocası olarak çalışmaya başlayan Aşık Veysel, Arifiye, Çifteler, Kastamonu ve Akpınar'da eğitimler verdi.

1965 yılında, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından müziğe katkılardan dolayı kendisine maaş bağlandı.

Aşık Veysel, 21 Mart 1973'te doğduğu köy olan Şarkışla, Sivas'ta yaşamını yitirdi.

 

"Ağlayalım Atatürk’e"

 

"Ağlayalım Atatürk’e

Bütün dünya kan ağladı

Başbuğ olmuştu mülke

Geldi ecel can ağladı

 

Şüphesiz bu dünya fani

Tanrı’nın aslanı hani

İnsi cinsi cem’i mahluk

Hepsi birden ağladı

 

Doğu batı cenup şimal

Aman tanrım bu nasıl hal

Atatürk’e erdi zeval

Amir memur altın kürsü

Yas çekip mebsan ağladı

 

İskender-i Zülkarneyin

Çalışmadı bunca leğin

Her millet Atatürk deyin

Cemiyet-i akvam ağladı

 

Atatürk’ün eserleri

Söylenecek bundan geri

Bütün dünyanın her yeri

Ah çekti vatan ağladı

 

Fabrikalar icat etti

Atalığın ispat etti

Varlığın Türk’e terk etti

Döndü çark devran ağladı

 

Bu ne kuvvet bu ne kudret

Vardı bunda bir hikmet

Bütün Türkler İnönü İsmet

Gözlerinden kan ağladı

 

Tren hattı tayyareler

Türkler giydi hep karalar

Semerkand’ı Buhara’lar

İşitti her yan ağladı

 

Siz sağ olun Türk gençleri

Çalışanlar kalmaz geri

Mareşal Fevzi’nin askerleri

Ordular teğmen ağladı

 

Zannetme ağlayan gülmez

Aslan yatağı boş kalmaz

Yalınız gidenler gelmez

Felek-el mevt’in elinden

Her gelen insan ağladı

 

Uzatma Veysel bu sözü

Dayanmaz herkesin özü

Koruyalım yurdumuzu

Dost değil düşman ağladı"