AGZ : " TÜRKLERDE HAYVAN HAKLARI "

'NOSTALJİ'DEN KALAN YAZILAR

Akif Güztoklusu'nun Kaleminden;

" TÜRKLERDE HAYVAN HAKLARI "

"Bizde Safari Geleneği Yoktur.
Atalarımız, yaşadıkları coğrafyadaki hayvanları yakından tanımışlardır. yabani yada evcil,yararlı yada zararlı hayvanlarla ilgili olmuşlardır.Bu ilgi genellikle hayatlarına yakından girmiş hayvanlarla ilgilidir.çifçi, sürü sahibi kırsal yaşamdaki topluluğun doğadaki yaşam mücadelesinin bir yansımasıdır. Hayvanlarla ilgili Atasözlerimiz yaşayan her canlının hak ve hukukunu anlatır. anlamca değerleri fazladır. Aslında, bir yaşam felsefesidir. her bir atasözümüzü anlatmaya kalksak sayfalarca yazı yazmamız gerekebilir.
Dünden bugüne kadar gelen Hayvanlarla ilgili atasözlerimizde. At ,katır, eşek, aslan, ayı, kurt, köpek, tilki, deve,keçi,koyun, tavşan,yılan,karga, bülbül, leylek,akbaba, şahin,arı, sivrisinek,balık, horoz, tavuk, balık, yengeç...vs. hayvanları görebiliriz.
Hayvanlarla ilgili Ata sözlerimizden bazıları;
Eşekten doğma katır ne hal bilir ne hatır.
Köpek sahibini ısırmaz.
ısıracak it dişini göstermez.
ayının dişini görmeyen başını kabak sanır.
tavşanın çıkışından, kurdun inişinden korkmalı.
Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.
Tilkinin dönüp geleceği yer kürkçü dükkanıdır.
kurt dumanlı havayı sever
Aslan yatağından bellidir.
Atım tepmez itim ısırmaz deme
At ölür meydan kalır yiğit ölür şan kalır.
At bulunur, meydan bulunmaz; meydan bulunur at bulunmaz.
Ata dost gibi bakmalı, düşman gibi binmeli.
koyuna çoban tarlaya saban
arı bey olunca kovanar
arı kızdıranı sokar
arı bal alacak çiçeği bilir
koyunu güden kurdu görür
çobansız koyunu kurt kapar
çobanın gönlü tekeden yağ çıkarır.
keçi gebersede kuyruğunu indirmez
keçinin de sakalı var.
koyun üçten keçi beşten çoğalır.
koyunun bulunmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi derler.
ineğin sarısı toprağın karası
arık öküze bıçak olmaz
mart içeri pire dışarı
karıncadan ibret al, yazdan kışı karşılar
eşek at olmaz,ciğeri et olmaz.
çobana verme kızı ya koyun güttürür ya kuzu
besle kargayı oysun gözünü
eğreti ata binen tez iner
aç tavuk kendini buğday ambarında görür
ağacı içinden kurt yer
ağacı kurt insanı dert yer
ambarda duran sıçan aç kalmaz
araba ile tavşan avlanmaz
arının belasını çekmeyen bal yiyemez
arıyı duman insanı iman yola getirir
aslan mert olur kaplan hilekar
at binenin kılıç kuşananın
at binicisini tanır
at sahibine göre kişner
ata dostu oğula mirastır
atın ölümü arpadan olsun
atta karın yiğitte burun
attan düşen ölmemiş eşekten düşen ölmüş
ayı değip geçme o da dağın şenliğidir.
ayı sevdiği yavrusunu hırpalar
büyük balık küçük balığı yutar
bülbülün çektiği dili belasıdır
bülbülü kafese koymuşlar, ah vatanım demiş
çekirge bir sıçrar iki sıçrar üçüncüsünde ele geçer
çağrılmayan yere kedi ile köpek gider
denizdeki balığın pazarlığı olmaz
deveden büyük fil var
devlet malı deniz yemeyen domuz
deveye boynun eğri demişler nerem doğru demiş
ekmeksiz ev köpeksiz köy olmaz
eşeğe gücü yetmeyen semerini döver
eşek hoşaftan ne anlar
her arı bal yapmaz
horoz ölür, gözü çöplükte kalır
horozu çok olan köyde sabah geç olur
it korktuğu yere ürür
it iti ısırmaz
it ürür kevan yürür
kanatsız kuş olmaz
katıra baban kim demişler, at dayımdır demiş
kedinin dokuz canı vardır
kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş
kaz gelen yerden tavuk esirgenmez
kuş var eti yenir,kuş var et yedirilir
kuşu kuşla avlarlar
kuzunun derisi,tavuğun gerisi
sinek küçüktür mide bulandırır
şerçeden korkan darı ekmez
su içene yılan bile dokunmaz
sürüden ayrılanı kurt kapar
şahin ile deve avlanmaz
tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış.
tavuk bile su içerken göğe bakar
uyuyan yılanın kuyruğuna basma
yalnız kalanı kurt yer
yılanın kafası küçükken ezilir
Bu Atasözlerimiz dahada çoğaltılabilir. Hayvan Haklarının yaşamımızdaki yerini gözetirken aslında dahada eskilere gitmemiz gerekir. Bizim geleneğimizde Safari yoktur.
Nart Boyu Türkleri Hun-Karaçaylıların mitolojisini incelediğimizde,tanrısal hiyerarşilerini,yaratan ve yaratılan arasındaki bağları,manevi arayışları,ahlaki ve
estetik kavramları biraz incelediğimizde evcil hayvanların hamisi Teyri-Aymuş(yarım tanrı) bulunmaktadır.Bu Teyri'nin ortaya çıkmasıyla,hayvancılık kültüründe
yeni bir gelişim oluştuğu söylenebilir.Zira hayvanlar ve insanlar arasındaki davranışları belli bir davranış kanuna dönüştüren bu Teyridir.
Aymuş hayvanlara karşı haksızlığı,işkenceyi,beslenme eksikliğini ve onların doğadaki olanaklarının kısıtlanmasını tüm evcil hayvanlar için,Teyri'den
verilmiş bir çoklu ruhun sahibidir.Aymuş doğal adalet adına hayvanları korur ve her türlü zarar verici olaya karşı hisler verir.Evcil hayvana bakmayan her kimse
Aymuş'tan ceza almakta ve avlusu hayvansız kalmaktadır.Bu inanç Hunlarda hayvanlara karşı bir başka davranış tarzını oluşturmuştu oda kusursuz bakım
Bu anlamda günümüzde Karaçay Atı olarak bilinen dört cinsli ata kamıyla vurulmaz.Binici hedefine ulaşamaz çünkü bu genetiğinde şiddete k arşı direnen
bir özellik vardır.Atın boynunu sevmek,dokunmak,ona seslenmek daha doğru sayılır.Dayanıklı güçlü kuvvetli dağda bayırda rüzgar gibi hızlı hareket edebilen
bu atları Aymuş'şun gökten getirdiği söylenir.
Tarihte ilk defa hayvan haklarını koruyan ahlaki kanunların ortaya çıkışını Hun şifahi kültüründen bu yasalarla ilgili derlemeleri aşağıdaki satırlarda görebiliriz.
AYMUŞ
Hey da Aymuş,öyledir Aymuş
Hayvanları koruyor Aymuş,
Hayvanlara bakıyor Aymuş,
Ağılları gözetiyor Aymuş
Kamçı sopayı sevmeyen Aymuş
Soğuk dama girmeyen Aymuş
Vurucu ele vermeyen Aymuş
Nalsız ata binmeyen Aymuş
Ağıllara girici Aymuş,
Yulaf saman verici Aymuş,
Kileri araştırıcı Aymuş,
Vuruculara dokunucu Aymuş.
Ağıma gelir ol Aymuş,
Bakımlılığı görür ol Aymuş,
Sürülere girer ol Aymuş,
Tanrı nurunu verir ol Aymuş.
Hey da Aymuş,öyledir Aymuş,
Hayvan seveni seviyor Aymuş,
Hayvan sevene veriyor Aymuş,
Hey da Aymuş öyledir Aymuş.
Kaynak yayınları:Nart boyu Türkleri Hun-Karaçaylıların mitolojisi.Sofi Tram-Semen, Tarih boyunca türk atasözleri Aydın OY, Uşak Karahallı'lı Mustafa Alper.

27-04-2009

Aif Güztoklusu"