ZA : " SEVDAMIZ ŞEBİNKARAHİSAR' DIR "

NOSTALJİ'DEN KALAN YAZILAR

Avukat Zihni Aslan'ın Kaleminden

" SEVDAMIZ ŞEBİNKARAHİSAR' DIR "

"Şebinkarahisarlı ne ister?

Yine gündemde olan Vilayetlik sorunu var ya bizdeki kronik hayal kırıklıklarını bir kez daha yaşamaya hazır mısınız ey ! Şebinliler!....

Ne demiş Bakan?

"Şebinkarahisarın Vilayetliği gündemizde yok, Eğribel 'e Tünel düşünüyoruz."Ne veciz bir söz değimli?

" Geliri ile gideri mütenasip olmadığı" gerekçesi ile 1934 yılında ilçeye dönüştürülen Vilayetimiz o gün bu gün kaderine terkedilmiş.

. Biz Şebinliler memleketimizi ölesiye sevdik .Geçmiş ve mevcut iktidarların pek mahirane biçimde uyguladıkları ekonomi politikaları ile yüzde sekseni göçe zorlanan Şebinkarahisarlılar Türkiye'nin muhtelif köşelerinde özellikle İSTANBUL-BURSA İZMİR- ANKARA gibi illerde yaşama mücadelesi vermelerine rağmen " Memleket Sevdasından " vazgeçmediler.

Osmanlı- Selçuklu dönemi bir yana tarihin ilk çağlarından beri , Şebinkarahisar ımızın geçiş yolları üzerinde olması , Karadeniz'e açılan tek geçit olmasının önemi ile Anadolu 'da yaşamış medeniyetlerin cazibe merkezi olmustur.

Biz M.Ö. 1341 den beri ayakta durmaya çalışmışız. Yani biz her zaman vardık.

Hep yalnızları oynadık. Kimse bize yaran olmadı .

En yakın İle 110 km olan , KELKİT HAVZASININ CAZİBE MERKEZİ OLMAYA HERZAMAN HAZIR İLİMİZ maalesef kaderi ile baş başa bırakılmıştır.

Ne istiyoruz biz?

Temeli atılıp taksinin bagajına konarak götürülen bir fabrikamı!

Zengin uranyum madenlerinin gün ışığına çıkarılmasını ülkemiz yararına kullanılmasını istemeyelim mi?

Bilinçli olarak öldürülen hayvancılığın canlandırılmasını mı sorgulamayalım mı?

Boş kalan yaylalara , gürül gürül akan sulara sahip çıkma isteğimizi yineleyip haykırmayalım mı?

İçimizde bin yıl yaşamış gayrimüslimleri bir parçamız olarak kabul ettiğimiz i cümle aleme açıklamayalım mı?

Nüfus ve yoğunluk itibari ile bir vekil bile çıkaramayacak hale düşürüldüğümüzün çaresizliğine çözüm istemeyelim mi?

Biz Şebinkarahisarlılar;

En karanlık günlerde , bir çoklarının AMERİKAN MANDALIĞINI kabule meyilli olmasına rağmen biz Şebinkarahisarlılar Kurtuluş savaşını ilk destekleyenlerden olma yurtseverliğimizi söylemeyelim mi?

İzmir işgal edildiğinde padişaha protesto telini çekmesinin karşılığı mı terkedildik,

Koç giri isyanlarında Gönüllü birlik gönderdiğimizi bilmeyenlere tarihimizi anlatmayalım mı?

Samsun ve havalisin de isyan eden PONTUSÇULARA karşı kurulan birliklerde görev yapmalarının karşılığını istemeyelim mi?

Her zeminde Vatan - Bayrak –Atatürk- Çağdaşlaşma – İlerici Fikirleri yüksek sesle duyurmaya çalıştığımızı mı söylemeyelim mi?

Sevmiyorsan söyle ey devlet!

Üç bin yüz metrelik Karagöl Dağı, 2544 metrelik TOTAK ,EĞME DAĞ –KAZANKAYA MIHÇIKAN- GAVUR DAĞLARININ içinde , Yedigöz- Sarıçiçek -Asarcık_ İndimerek- Saydere-Kılllıbaba , Saydere , Göreze ,Koru , Muhara ,İsola

Ormanlarıyla bol oksijen üreten,

TAMZARA IRMAĞI , DARABUL SUYU, ÇAT SUYU ,KELKİT IRMAĞI gibi bol sularla toprağına can veren akarsuların buluştuğu Kılıçkaya Barajında avantajları nazara alındığında yöremizde tek eksik idari teşkilatlanmanın üst düzeyde olmamasıdır.

Bütün bunları haykırmayalım mı?

Mevcut imkanlarımızla

Pekala kendi göbeğimizi keseriz , kendi kendimize yeteriz artarız da bile

Ey Devlet ! duy bizi!.. .

Taş üstüne taşımız ı da koyarız,ele ele vererek tuğlamızı da büyütürüz .

Yeter ki İl hakkımız verilsin.

Varsın at gözlükleri takanlar taksınlar....

Varsın ihaleciler servetlerin servet katsınlar...

Şebinkarahisar Sevdamızı kimse silemez....

Bir bakar mısınız?

1940 yıllarda KUNDURACILIK, DEMİRCİLİK- DOKUMACILIK VARDI.

Şimdi hazır yiyiciyiz.

Nerede kaldı o esnafın Tanrı 'ya Şükür gibi içten sitemi

"TANYERİ AĞARIP OLUNCA SABAH

ÇINLATIR DAĞLARI DİNLESEN BİR AH!!!

Diyerek çaresizliğimize mi yanacağız?

" ARAP ACEM OLMA SEN

FRENKÇEDEN YOLMA SEN

TÜRKLÜK SENİN KAYNAĞIN

İÇE İÇE DOYMA SEN" diyecek kadar ULUS sevgisini , TÜRÇE sevgisini yaşattığımız için mi?

" Türklüktür eden bizleri bu nimete nail

Mevla bereket bahşola hep varına Türklük"

diyen Cincoroğlu ŞAİR ABDİ Beyi yetiştirdiğimiz için mi ?

"Görmedim haylı zaman oldu o gonca dehanı

Deheni gerçi komaz sormağa lalin emeni "

Diyerek aşk ve sevdayı zamanına göre anlatmakta mahir Hacı Yakup oğlu Sahip Efendiyi yetiştirdiğimiz için mi ?

" Saraydı bir adı kızıl pençenin

O baykuş sesi de taasubundu

Saray ki haliki bin işkencenin

O ses ki Türklüğe hep zehir sundu"

Diyerek baskıları dile getiren bir aydınlanmacı hemşehrimiz, aynı zamanda öğretmenlik yapan Mehmet Emin Ertemi yetiştirdiğimiz için mi ?

BANA DERLERKİ BAZI YARANIM

YOK DEĞİLDİR HAYATTA REFAH

DEHRİ HALİMCE ETTİM İSTİKNAH

KALDI BUHRAN İÇİNDE NİZANIM

O masallar ki yok bu dünyada

Diyerek devrin ahvalini dile getiren SITKI AKOZANI yetiştirdiğimiz için mi?

"

YENİÇERİ HÜRRİYET ERMENİ RUM EŞİTİM

YAPILAN HEP İŞLERİ BİR BİR TARİHE GEÇELİM

KÜLTÜRDEN BİR DEM VURDUM FOLKLORU İYİ SEÇTİM

KAFAMDAKİ BİLGİYİ TARİH İÇİNDE DEŞTİM

TÜRK DOĞDUM TÜRK YAŞADIM TARİHEDE TÜRK GEÇTİM"

Diyerek günümüzde bilmem ne açılımları peşinde koşan tarihinden bihaber mozaik kafalılardan olmayan bir deha Hasan Tahsin Hocamızı yetiştirdiğimiz için mi?

Dışlanıyoruz .

Ey DEVLET CEVAP VER!....

15 Nisan 2010

Körmemedoğlu Z.Aslan

www.sebinmedya.com

yazarı "