Güven Gürbüz Yazdı : " GEÇİM DÜNYASINDAN "

GÜVEN GÜRBÜZ'ÜN KALEMİNDEN

" Her hafta Salı günü, Şebinkarahisar'ın köklü gazetesi , yerel basılı neşriyatı, Yeni Şebinkarahisar Gazetesinde Gündem yorum köşesinde yayınlanmaktadır."

" GEÇİM DÜNYASINDAN"

" Gündemler hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısına endekslendi. Her ne tarafa başımızı çevirsek aynı konu. Neler yazılıyor, çiziliyor, konuşuluyor diye baktığımızda;

Etiket fiyatlarının düşmesi beklentileri yerine paketlerin küçültülmesi yoluna gidildiğinden (kilo ve gramajlarda), rafta başka, kasada başka fiyatlardan, marketler arası farklılıklardan, birbirine yakın marketlerde farklı markalarla satış yapıldığından, son tüketim tarihleri yaklaşan ürünlerdeki fiyatlardan, açıkta satılan ürünlerin kalitesinin güvenirliliğinden, anlık, günlük, haftalık fiyat değişimlerinden, indirim mi, bindirim mi soruları, indirim günlerinde yapılan satışlardan, stoklu mal, yeni mal, ithal mal, faturalı mal, faturasız mal, obsiyonlu mal, vadeli mal, fason mal, merdiven altı imalatlı mal, ikinci el mal, iskontolu mal, indirim kartlı mal, kuruma özel kartlı indirimli mal, kullanılmış mal, çarşıda, pazarda, markette, dükkanda,AVM de, toptancıda, Gros türü büyük marketlerde, vs.vs. hemen heryerde bahsedilen konular arasında yer alıyor.

Bunun yanında aile bütçeleri en çok zorlananlar arasında emekliler yer alsada, çokta göz önünde bulundurulduğunu düşünemiyoruz. Geçmişten gelen intibak sorunu aydınlığa kavuşmadan, enflasyonla birlikte bütün kıstaslar birbirine düğümlendi. Bir yanda, yıllarca SGK'ya yüksek prim ödeyip emekli olanların, yıllar nezdinde düşen ücretleri, bir yanda en az maaş alan emeklilerin taban rakamları, işçi ayrı, memur ayrı emeklilerin aylıkları, yaşlılık, dul, yetim vs.vs.vs derken, neresinden tutsak bir tarafından boşluk çıkıyor.

Velhasılı hakkaniyet ölçütlerinde bir sistem düzeltilmesine acilen ihtiyaç olduğu aşikar.

Tartışmaların odağında ki sosyal güvenceler konusunda özel emeklilik sigortaları, özel sağlık sigortaları, özel hayat sigortaları vs.vs ile bağlantılı yürütülen bir çok uygulamalarda da zincirin halkalarındaki çelişkili durumlar arasında yer aldığından bahisle, hepsinin tek, tek, elden geçip, adilane bir yapıda, sistemin tartışmasız, düzgün işlevliği ile sürdürülmesi gerekir. Keza SGK ile anlaşmalı özel hastanelerin aldıkları muayene, tetkik, tahlil,fark ücretleri, bunlara gelen artışların ölçütleri, kalp hastalarının özel durumları, acil vakalar, karşılaşılan sorunlar, vs.vs.vs..

Konuların detaylarını iyi bilen uygulayıcılarında, salt sorunlar çıktığında lokal girişimlerle çözüm arayışı içerisinde olmaları, sorunları kökten çözmeyeceğini bilmeleri gerekir.

Harcamaların temel ana unsuru olan gelir, gelirin aracı TL, ihtiyaçların karşılanmasında başı çeken faktörken, edinimindeki iş gücü piyasası ve emek gücüde çalışanlar arasında en önemli yere haiz temel konuları teşkil ediyor. İşsizlik boyutunda ise durum bir çok vahameti de tetiklemez değil.

Çalıştıran, çalışan ve çalıştırılan çerçevesinde yürüyen, süren, işleyen;

Zaman, süre, verimlilik, hakkaniyet, değerlendirme, kayırmacılık, mobbing uygulamaları, vurdumduymazlık, adaletsizlik,denetimsizlik, yönetim zaafiyetleri, kariyer planlamalarında hakkaniyetsizlikler, basiretsiz idarecilerin tutumu, haksız uygulamaları, ilgisiz kalan yönetim kurulları, gizlilik kaynakları, iş sözleşmeleri çerçeveleri, uygulamaları,dayatmalar, fazla çalıştırma, açıktan ödemeler, mesai hakkından mahrumiyet, çalıştırma koşulları, hafta tatilleri, izin kullanımları, İSG şartları, çalışma ortamları,sağlık koşulları,elverişlilik, sosyal haklar, gibi vs.vs.vs bir çok konu ancak ve ancak yapılacak  denetimlerle tesbit, çözüm, ve uygulamaları gerektirecektir.

Resmi kurum ve makamlarca  mekanizmanın işlevliğinin düzgün yürüyüp yürümediği boyutlarının tesbiti ile de bir çok haksızlıkların önü alınabilir. Bu anlamda yine denetim mekanizmalarına  gerek özel kurumların iç ve dış denetimi, gerekse resmi kurumlara yönetmelikler ve yasalar çerçevesinde denetimleri yapma yönünde çok ciddi yükümlülükler düşüyor. Bu yükümlülüklerin  ise ne derece yerine getirildiği getirilmediğide yine tartışılır.

Açık, şeffaf, kızmadan, kükremeden, tatlı dil, güleryüzle, anlayış, hoşgörü, dayanışma, danışma, bilişme, görüşme, tartışma, diyalog, iletişim, araştırma, inceleme, tetkik ile en güzel tatbikler, minimize edilen sorunları, gayretli çalışmalarla nihai çözüme götürecektir. 'Ben dedim oldu' mantığıyla bakan gözlerin yanılgıları kendilerine de  bir şekilde dönüş yapacağı göz ardı edilmemelidir. Kulaktan dolma bilgilerle veya art niyetli çevrelerin yanıltıcı beyanları ile değil, topluluğa yansıyan yönü ile çoğulculuğun kanaati düşüncesi de dikkate alınabilmelidir. Sorun ne kadar büyükse topluma yansıyan yönüde ayna gibi yüzümüze yansıyandır.

"Cesurlar bir kere ölür, korkaklar bin kere." sözü hem İngiliz hem de dünya edebiyatına damgasına vurmuş ünlü yazar William Shakespeare'e ait çok anlamlı ve etkileyici bir sözdür. Bu söz aslında çok şeyleri bize anlatır. Gerçekleri söylemekten korkmamalıyız. Gerçeklere ne kadar hakim olunursa, gelecekte o şekilde şekillenecektir. Korkunun gerçekleri saklamasına müsade edilmemelidir. Gerçeklerden kaçış nihayetinde, gerçeğin dört yanı sularla kaplandığı bir adaya dönüştüğünde, kurtaracak ne bir taka, ne bir gemi, ne bir vapur, ufukta görünmeyebilir. Bir çoğumuzda oluşan yanlış kanaatler, yanılgılara götürebilir. Sorunlarımızı korkmadan cesurca dile getirip çözüm yollarını bulabilmeliyiz ki, bir diğeri de aynı duruma maruz kalmadan çözüme kavuşsun. Her düzeltme, yeni bir hatayı önler. Bu da ancak ifade edebilmekle olur. Çözümün odağında yer alan unsurların her ne kadar da ben bilirim mantığı ile hareket etmeye kalksa da yine bir bilene sorması gerekir. Çok bilen çok yanılır olabilir.

O'nun içindir ki sosyal adalet dediğimiz olgu da bu çerçevede birlik ve beraberliğin içerisinde güç kazanır. Hakkaniyet boyutunda tüm unsurlar birliğin ve beraberliğin içerisinde güç ve kuvvete sahip olurlar. Bu güç ve kuvvet sorunların temelinde yatan tüm odakları bir düğüm gibi tek tek çözer ve başarıya götürür.

Sorunsuz bir geçim dünyasında yaşam dileğiyle,

Güven Gürbüz

16 Ocak 2022

Şebinkarahisar / Ankara "