G.G : " TANI ANLA, ANLA ANLAT,ÖZETİ HAYAT."

GÜVEN GÜRBÜZ'ÜN KALEMİNDEN

" TANI ANLA, ANLA ANLAT,ÖZETİ HAYAT."

"Hayatın özetini çıkarmak, akıl defterimizin notlarında saklı. Zaman zaman düşünürde bakarsak. Kimi yarım yamalak, kimi ham, kimi kamalak. Gelde birde etrafına bak. Önce kendimizi tanımakla başlarken içimizdeki giz, sonrasında çok olur sıraya girenler, sonra hep beraberiz. Önceliklerimiz bizimle yarış etsede, duygularımız ön plana çıkar çoğu zaman.

Hayatın özeti sadece sonunda çıkmaz yaşamın. Bir şeyleri tanımadan anlamaya çalışmak mümkün değildir. Tanıdıkça anlaşılır değer, önem, endişe, kaygı, güven, itimat..vs..Anlarsak kolay gelir anlatmak. Anlamadan anlatmak ise ezberden öteye geçmez. Yanlış yönleri göremez. Hayatın özetini çıkarmak için Tanı anla, anla anlat.

Yaşamın değişken kaldırım taşlarına basmadan önce, iyi düşünmeli aklı selimce. Altında varsa boşluk, adımımızda bulamayız hoşluk. Adım değil istenediğimiz tadım olur. Anlattığımız hikayeler karşımızdakine güven veriyormu ? Yanıtı da gerçekliğinin doğruluğu da aslında anlatımımızda saklıdır. Yere bakan gözler pekte masum değildirler. Bir tebessüm, içten bir gülüş, uzatılan yardım eli, şefkat dolu sözler, umut dolu bakışlar, bir çok dünyalara kapı aralar. Hayatın özeti de burada başlar.

Bizi bizleri değerli kılan, üzerimizde kalan hayatın izleri. Ne kadar gün görmüşse, o kadar aydınlığı yansıtacaktır. Aydınlığı yansıtanlar, hayatın özetini en iyi çıkaranlar. O'na göre rotasını bozuldukça düzeltmesini bilenlerdir.

En güzel günlerimiz, hayal dünyamızı süsleyenlerimiz. Hepsi birer kesit, kesit. Göz kapaklarımızı kapattığımızda düşlerimiz, bizi yarınlara bağlayan ümitlerimiz.

Hayat bazen istemediklerimizin mum gibi karşımızda durduklarını hissettirir. Elimizi ayağımızı titrettirir. Üzer, ağlatır, solar, soldurur, olmadık yerde, olmadık şekilde en baş köşede heykel gibi durur. Hayatımızın özetini çıkardığımız not defterimizde onlar en diptedirler. Onlarla yüzleşmek yerine kaçarız çoğu zaman mutsuz olmamak için. Oysaki onlar bizimle birlikte vardılar. Onlarla yüzleşmeden, oturup dinleyip anlamadan anlatmaya çalıştıklarımız ve anlatmakta başarılı olamadıklarımız, içimizi kararttıklarımız. Oysaki zaman onların bizlerden değil, bizim onlardan kaçtıklarımızla dolu.

Toplumuzda yaşanan bir çok istenmeyen olayların müsebbibleri, bizleri bizlerden çalanlarımız. Onlar kendilerine benzetmek için kandırsalarda bizleri çoğu zaman, gerçekler yalan söylemezler. Her gecenin bir sabahı olduğuna göre, her sabahında bir gündüzü elbet olacak. Anlayacağımız anlatacağımız çok şeyler olacak elbetteki. Önemli olan ne demişler; 'Zararın neresinden dönersen kardır.'

Hoca Nasrettin'in yaşamından kesitler fıkralara girerken, hem eğlendirir, hem güldürür, hem de düşündürür bizleri çoğu zaman.

" TERS KALIR, DÜZ GÖRÜNÜR."

" O Ters Bir Kadındır"

Günün birinde Nasreddin Hoca’nın hanımı ırmak kenarına çamaşır yıkamaya gider.

O,ırmaktan kova ile su alırken, ırmağa düşüverir.

Hanımının ırmağa düştüğünü gören komşuları hemen Hoca’ya koşarlar ve; “Hocam, hanımın ırmağa düştü.” derler.

Haberi alan Hoca, ırmağın akıntısının tersi yöne doğru koşmaya başlayınca komşuları; “Hocam, yanlış yerde arıyorsun, bak ırmak aşağıya doğru akıyor.” derler.

Bu söz üzerine Nasreddin Hoca; “O ne ters bir kadındır, siz onu bilmezsiniz, ırmağın tersine gider!” der

Ne yaptığımız değil, ne düşündüğümüze göre şekillenirken bazen o şekil gerçeğin uzağında gibi durur. Oysaki o şekilleri çizen biziz. Bizim kendimizi nasıl gördüğümüz kadar, başkalarınında nasıl gördüğünü düşünmemezlik edemeyiz elbetteki. Ancak bazende hayatın içindeki bizler, hayatın özetinde gizliyizdirler. O defterin içerisindeki notlar iyi okunduğunda bizi daha iyi anlatırlar. O zaman aynamız, hayal dünyamız değil, gerçeğe dönüşen rüyamız gibi olur.

Hayatı anlamak, yaşamı kolaylaştırmak, onun için TANI ANLA, ANLA ANLAT. ÖZETİ HAYAT.

Hayattan hep umduklarınızı kolayca bulmak dileğiyle,

Mutluluk gölgeniz olsun.

Güven Gürbüz

Şebinkarahisa / Ankara "